IVF ve IVF Turkey
1978'de Londra'da ilk tüp bebeğin doğması, kısırlık tedavisinde bir dönüm noktası oldu. Louise Brown, yıllarca süren araştırmaların ve çok sayıda başarısız girişimin ardından doğdu ve dünya çapında tüp bebek (IVF) yönteminin geliştirilmesinin önünü açtı. O zamandan beri IVF, milyonlarca çifte umut vererek üreme tıbbında önemli ilerlemelere yol açtı.
Türkiye'de ilk özel IVF merkezi, alanın öncü uzmanlarıyla iş birliği içinde kurulmuştur. Günümüzde IVF Turkey, Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesine sahip önde gelen sağlık kuruluşlarıyla yaptığı anlaşmalar aracılığıyla hem yerel hem de uluslararası hastaların dünya standartlarında doğurganlık tedavilerine erişimini kolaylaştırmaktadır.
Her Doğurganlık Hastasının Bilmesi Gerekenler
IVF kısırlık için son derece etkili bir tedavi olsa da her zaman ilk veya tek çözüm değildir. Uzmanlar IVF önermeden önce her hastanın tıbbi geçmişini, önceki tedavilerini ve kendine özgü doğurganlık sorunlarını değerlendirir. Gerektiğinde ovülasyon indüksiyonu, intrauterin inseminasyon (IUI) veya cerrahi işlemler gibi alternatif tedaviler ilk olarak değerlendirilebilir.
Erkek faktörlü kısırlık durumunda uzmanlar, gerekirse hormonal değerlendirmeler ve testis biyopsilerini (Micro-TESE) de içeren kapsamlı incelemeler yapar. IVF'ye geçmeden önce ilaç ve cerrahi seçenekler değerlendirilir. Benzer şekilde kadınlarda, hormonal dengesizlikler, tıkalı fallop tüpleri veya PCOS ve endometriozis gibi durumlar en uygun doğurganlık yaklaşımı belirlenmeden önce yönetilir.
Hastalar, önemli tıbbi ilerlemelere rağmen IVF'nin her durumda başarı garantisi veremeyeceğinin farkında olmalıdır. Örneğin, sperm üretmeyen azospermik erkeklerin ve yumurta üretemeyen erken menopozlu kadınların şu anda biyolojik ebeveynlik için bir seçeneği bulunmamaktadır. Ancak yumurta ve sperm dondurma teknolojileri ile kök hücre araştırmalarındaki ilerlemeler, geleceğe yönelik umut verici çözümler sunmaktadır.
Yaşam tarzı faktörleri de doğurganlıkta önemli bir rol oynar. Sigara kullanımı, obezite ve PCOS ile endometriozis gibi bazı tıbbi durumlar yumurta kalitesini ve embriyonun rahme tutunmasını etkileyebilir. Eğer Miyomlar (fibroidler) veya doğuştan rahim anomalileri gibi yapısal sorunlar mevcutsa, histeroskopi veya laparoskopi gibi cerrahi girişimler gebelik şansını artırmak için gerekebilir.
Hastalar IVF Turkey'yi Neden Seçiyor
Dünyanın her yerinden hastalar, akredite hastanelerde sunulan yüksek başarı oranları ve gelişmiş üreme teknolojileri nedeniyle Türkiye'de doğurganlık tedavisi aramaktadır.
Partner kurumlarımız aracılığıyla:
•Başarı oranları, yüksek kaliteli sperm kullanan 38 yaşın altındaki kadınlarda küresel standartlarla karşılaştırılabilir şekilde %60'a kadar ulaşmaktadır.
•İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI), 1995'ten beri tüm IVF sikluslarında rutin olarak uygulanmakta ve döllenme oranlarını önemli ölçüde artırmaktadır.
• Uzmanlar 38 yaşın üzerindeki kadınlarda IVF başarı oranlarını artırma yöntemlerini, antagonist siklusları, letrozol protokolleri, microflare-up ve doğal veya modifiye doğal sikluslar gibi alternatif stimülasyon protokolleri de dahil olmak üzere sürekli araştırmaktadır.
•ICSI, blastosist transferleri ve yardımlı çatlatma standart işlemler olarak sunulmakta ve optimum embriyo gelişimini sağlamaktadır.
Sertifikalı sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla iş birliği yapan IVF Turkey, uluslararası hastaların İstanbul'da dünya standartlarında doğurganlık hizmeti almasını sağlar. Partner hastanelerimiz, ebeveynliğe giden yolculuklarında her çiftin başarı oranlarını en üst düzeye çıkarmak amacıyla modern IVF laboratuvarlarını, deneyimli sağlık ekiplerini ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarını bünyesinde bulundurur.