- Anemi: Orak şekilli alyuvarların ömrünün kısalması nedeniyle (sağlıklı hücrelerdeki 120 güne kıyasla 10-20 gün), SCD'li hastalarda sıklıkla yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığına yol açabilen kronik anemi görülür.
- Ağrı krizleri: Anormal alyuvarlar kan damarlarını tıkayarak vücudun herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilen, ancak en sık göğüs, karın ve eklemlerde görülen, vazo-oklüzif krizler olarak bilinen ani ve şiddetli ağrı ataklarına yol açabilir.
- Enfeksiyonlar: SCD, bağışıklık sistemini zayıflatarak hastaları özellikle akciğerlerde, kemiklerde ve idrar yollarında enfeksiyonlara daha yatkın hâle getirebilir. Zatürre, SCD'li kişilerde yaygın ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir enfeksiyondur.
- El ve ayaklarda şişme: Tıkalı kan damarları, daktilit olarak bilinen ve bebeklerde SCD'nin genellikle ilk belirtilerinden biri olan, el ve ayaklarda ağrılı şişmeye neden olabilir.
- Akut göğüs sendromu: Bu yaşamı tehdit eden komplikasyon, orak hücrelerin akciğerlerdeki kan damarlarını tıkaması ve göğüs ağrısı, ateş ve nefes almada güçlüğe neden olması durumunda ortaya çıkar.
- İnme: SCD, orak şeklindeki alyuvarların beyindeki kan damarlarını tıkaması nedeniyle inme riskini artırır.
- Görme sorunları: Orak hücreler gözlerdeki kan damarlarını tıkayarak görme sorunlarına ve ağır vakalarda retina dekolmanına ve körlüğe yol açabilir.
- Anne komplikasyonları riskinde artış: SCD'li gebe kadınlarda preeklampsi (yüksek tansiyon ve karaciğer ile böbrekler gibi organlarda hasarla karakterize bir durum), gestasyonel hipertansiyon ve venöz tromboemboli (kan pıhtıları) gibi çeşitli sağlık komplikasyonları gelişme riski daha yüksektir. Bu komplikasyonlar potansiyel olarak anneye ve bebeğe zarar verebilir.
- Ağrı krizleri: SCD'li gebe kadınlar, gebelik sırasında artan oksijen ihtiyacı nedeniyle daha sık ve daha şiddetli ağrı krizleri yaşayabilir. Annenin ve bebeğin iyilik hâlini güvence altına almak için uygun ağrı yönetimi ve sağlık hizmeti sunucuları tarafından yakın izlem gereklidir.
- Anemi: Vücudun gelişmekte olan fetüsü desteklemek için daha fazla alyuvara ihtiyaç duyması nedeniyle gebelik, SCD'li kişilerde yaygın olarak görülen anemiyi kötüleştirebilir. Bu artan ihtiyaç; yorgunluk, nefes darlığı ve anemiyle ilişkili diğer belirtiler riskinin yükselmesine yol açabilir.
- Enfeksiyonlar: SCD, hastalığın bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle gebe kadınları enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hâle getirir. Enfeksiyonlar hem anne hem de bebek için risk oluşturabilir; bu riskleri en aza indirmek için aşılar ve uygun doğum öncesi bakım gibi önleyici tedbirlerin alınması önemlidir.
- Fetal komplikasyon riskinde artış: SCD'li gebe kadınlarda düşük, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bebeğin uzun vadeli sağlık sorunları yaşamasına yol açabilecek intrauterin büyüme kısıtlılığı (IUGR) riski daha yüksektir. Her iki ebeveynin genetik yapısına bağlı olarak bebek SCD'yi veya orak hücre özelliğini de kalıtsal olarak edinebilir.
- Plasentayla ilgili komplikasyonlar: SCD, plasental yetmezliğe veya bebeğin büyümesini ve gelişimini etkileyebilecek diğer komplikasyonlara neden olabilir. Kan akışının ve oksijen iletiminin azalması, ölü doğum veya diğer fetal komplikasyonlar gibi sorunlara yol açabilir.
- Embriyoların genetik testi: PGT, IVF aracılığıyla oluşturulan embriyoların rahme yerleştirilmeden önce genetik taramasının yapılmasına olanak tanır. Bu süreç, orak hücre mutasyonu taşıyan embriyoları belirleyebilir ve transfer için yalnızca mutasyonu taşımayan sağlıklı embriyoları seçebilir. Sonuç olarak SCD'li veya orak hücre özelliğine sahip çiftler, hastalığı olan bir çocuğa sahip olma riskini önemli ölçüde azaltabilir.
- Sağlıklı bir donör sağlanması: Eşlerden birinde SCD, diğerinde orak hücre özelliği varsa, çift orak hücre mutasyonu taşımayan bir donörden alınan donör yumurtalarını veya spermlerini kullanabilir. Bu yaklaşım, çocuğun SCD veya orak hücre özelliğini kalıtsal olarak edinme riskini azaltır. Donör gametleriyle IVF, hastalığı aktarma olasılığı yüksek olan çiftler için uygun olabilir.
- Kemik iliği nakliyle uyumluluk: Bazı durumlarda, bir çiftin zaten SCD'li bir çocuğu varsa, sonraki gebelikleri için IVF ve PGT uygulamalarını yaptırmayı seçebilirler; böylece yeni çocuğun yalnızca SCD'siz olması değil, aynı zamanda etkilenmiş çocukları için uyumlu bir kemik iliği donörü olması da sağlanabilir. Sağlıklı bir kardeşten yapılan kemik iliği nakli, etkilenmiş çocukta SCD'yi potansiyel olarak iyileştirebilir.